Searching...
5 Temmuz 2011 Salı
18:19

Kadın sünneti kuzey Irakta hala devam ediyor :((

The Washington Post, Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminde yaygın olarak uygulanan kadın sünnetini haber konusu yaptı, 7 yaşındaki Şilan’ın sünnetinin dehşetini fotoğraflarla sayfalarına taşıdı. 


Irak’ın öteki bölgelerine göre en gelişmiş, sosyal olarak en ileri bölgesi olarak gösterilen Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetiminde kızların sünnet edilmesi, ABD’nin etkili gazetelerinden “The Washington Post”a haber konusu oldu.
Gazete, Tuz Hurmatu çıkışlı haberinde, Kürtler arasında yaygın olarak uygulanan kadın sünnetinin “kadınların kötü durumuna ilişkin bir gösterge” olduğunu bildirdi. Kuzey Irak’ta geçtiğimiz haftalarda da erkeklere iki kadınla evlenebilme hakkı getirilmiş, çokeşlilik kararı Kuzey Irak ve birçok ülkede kadın hakları kuruluşlarının tepkisini çekmişti.      

( Sayfanın sonunda konuyla ilgili videolara bakabilirsiniz)

"Genital sakatlanma"
“Washington Post”un önceki günkü sayısında Amit R. Paley imzasıyla yayımlanan habere göre, Kürt bölgesi, dünyada kadınların yaygın olarak sünnet edildiği birkaç yerden biri. Bu yıl gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Kürt kadınlarının yüzde 60’ından fazlası sünnet ediliyor. Hatta, Kürt kentlerinden birinde kadınların yüzde 95’i, insan hakları savunucu grupların “genital sakatlanma” olarak nitelediği bu tür bir pratiğe maruz kalmış durumda.

Kadın hakları savunucusu gruplar, Afrika ve Ortadoğu’da bazı yerlerde rastlanan kadın sünnetinin Irak’ın Arapların yaşadığı bölgelerinde çok ender olduğunu belirtiyor. Kadın sünnetinin, Irak’taki Araplar arasında değil de Kürtler arasında yaygın olmasının nedeni tam olarak bilinmiyor.

 
Kadın sünnetini savunanlar, uygulamanın nedeni olarak Hz. Muhammed’e mal edilen bazı sözleri gösteriyor. Oysa Müslüman alimlerinin bir kısmı, bunların Hz. Muhammed’e ait olduklarının şüpheli olduğunu vurguluyor.
"Baba işe karıştırılmıyor"
Kadın sünneti kadın uygulayıcı tarafından yapılıyor ve erkekler işe karıştırılmıyor. Sünnet olacak kızın babasına sadece haber veriliyor. Sünnet işlemi ile tören, anne ve ebe tarafından gerçekleştiriliyor.

"Pişirdiği mundar"
 
Kürtlere göre, kadın sünnetinin iki amacı var. İlk önce, bu yolla kadının cinsel arzuları kontrol altına alınıyor. İkinci olarak da, kadın ruhen temizleniyor ve pişirdiği yemek mundar olmaktan çıkıyor. Yani ancak sünnetli kadının pişirdiği yemek yenebilir.
Kürt bölgesindeki kadın hakları savunucuları,
“sünnetin zararsız ve İslam’ın gereği olduğu” şeklindeki yanlış inancı yıkmak için yoğun bir mücadele veriyor. Sünnetin en çok uygulandığı köylere gidilerek, kadınlara ve dini inanç liderlerine sünnetin kadına verdiği fiziki ve psikolojik zararları anlatılıyor.
Sağlık uzmanları, sünnetin önceden tahmin edilmesi çok zor tıbbi sonuçları olabileceğine, enfeksiyon, kronik ağrı ve bebek doğumunda riskin artmasına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
 


"Parlamento yasaklamıyor"
Ancak Kürt parlamentosu kadın sünnetini yasaklayan bir karar almaktan geri duruyor. Sünnetin yasaklanmasını isteyenler, bu sene işlenen namus cinayetleri sayısının artmasını da, kadınların önündeki engellerin azalmadığına dair bir kanıt olarak gösteriyor. Kürt parlamentosundaki Kadın Komitesi’nin Başkanı Pakshan Zangana, “kadın sünnetine 10 yıl hapis cezası verilmesini” öngören bir yasa çıkarılması için lobi yapıyor.
"Küçük sorun görülüyor"
Fakat yasa taslağı, şimdiye kadar göze pek çarpmayan bu geleneğin uluslararası kamuoyunun dikkatine sunulmasını istemeyen önde gelen Kürt liderlerce bir yıldan beri parlamentoda sürüncemede bırakıldı. Kürt bölgesi İnsan Hakları Bakanı Yusuf Muhammed Aziz, sorunun parlamentonun bir yasa çıkarmasını gerektirmediğini belirterek, “Her küçük sorun için yasa çıkaramayız” dedi.
"İslamiyette kadın sünneti yok"
Prof. Dr. Saim Yeprem (eski Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı): İslamiyette kadının sünnet edilmesi diye bir şey yok. İslam dininde bunun yeri de yok. İslamda bir tek sünnet var, o da Hazreti İbrahim’den gelen sünnettir. Yani erkeklerin sünnet edilmesidir. Afrika’daki bazı bölgelerde kadınlar sünnet ediliyor. Bu daha çok yöresel geleneklerden kaynaklanıyor.
"Cinsel yaşamı derinden etkiliyor"
Klitorisin, genellikle ilkel şartlarda çeşitli cerrahi müdahaleye tabi tutulduğu kadın sünneti, kadının cinsel yaşamını derinden etkiliyor. Farklı türleri var. Bir uygulamada, klitoris tümüyle çıkarılıp dış dudaklar birbirine dikiliyor. “Firavun” veya “Peygamber Sünneti” adı verilen bu müdahale sonunda, kadın genital bölgesinde yalnızca âdet kanaması ve idrar çıkışı için ufak bir delik kalıyor.
"Güneydoğu’da yapanlar da var"
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Afrika’da değişik inanç sistemlerinde de görülen kadın sünneti, yaygın olarak şu ülke ve bölgelerde uygulanıyor: Suudi Arabistan’ın kuzeyi, Ürdün’ün güneyi, Kuzey Irak, Mısır, Suriye, İran’ın batısı, Türkiye’nin güneydoğusu, Umman, Güney Amerika’daki bazı etnik gruplar, Orta Afrika ülkelerindeki kabileler.
MİLLİYET



Kadın sünneti esas olarak, Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanıyor. Bu bölgedeki kadınların %72-99’u, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grupların veya kabilelerin kadınlarının %18-72’si sünnetli. Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği’nde, Endonezya ve Malezya’nın bazı bölgelerinde, Kuzey Irak’ta bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber sünnet geleneği yaşatılmakta. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle kadın sünneti, Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya‘da da görülüyor.



Geleneğin kökleri
Mısır’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan bazı kadın mumyalarının sünnetli olduğu belirlenmiş, kadın sünnetinin nasıl yapıldığı M.Ö 1600’lü yıllardan kalan duvar resimlerinde detaylı bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu, kadın sünneti geleneğinin kökeninin çok eski çağlara dayandığının göstergesidir de. Kadın sünnetinin halen uygulandığı pek çok Afrika ülkesinde, Hristiyan, Müslüman, Musevi ve tek tanrılı olmayan dinlere inanan  gruplarda da sünnetin yoğun olarak uygulanması, sünnet geleneğinin tarihinin tek tanrılı dinlerden daha eski olduğunu ve tek tanrılı din seçiminin bu geleneğin sürdürülmesini etkilemediğini gösterir. 

Kadın sünneti esas olarak 3 ayrı şekilde uygulanır.
1) Klitorisin tümüyle kesilmesi (clitoridectomy);
2) Klitoris ile birlikte yakın çevresindeki küçük ve bir kısım büyük dudakların kesilmesi (excision);
3) Klitoris ile birlikte küçük ve büyük dudakların neredeyse tümüyle kesilmesi, açık yaranın dış çeperlerinin biraraya getirilerek yaranın tümüyle dikilmesi, sadece idrar ve aybaşı kanamasının akabileceği ve ancak küçük parmak genişliğinde olan bir açıklık bırakılması (infibulation).
Bu uygulamalar dışında Dünya Sağlık Örgütü; delme, dağlama, kazıma, vajinanın içine kanama sebebi olan çeşitli bitkiler yerleştirme veya bazı müslüman topluluklarda  “sünnet/sunna” denilerek klitorisin bir şekilde işaretlenmesi gibi kadının cinsel organına yapılan müdahaleleri de dördüncü uygulama şekli olarak mücadele edilmesi gereken sünnet kapsamına almıştır.
Sünnetli kadınların % 80-85’inde 1. ve 2. tür sünnet uygulanmaktadır. Cibuti, Somali, Sudan’da kadınların % 98’i firavun tarzı da denilen ve sünnetin en ağır şekli olan “infibulation” yöntemi ile sünnet edilmektedir. Ayrıca Mısır’ın güneyinde, Eritre ve Etiyopya’da, Gambia, Çad, Kenya ve Mali’nin bazı bölgelerinde de bu tür sünnetler uygulanmaktadır. Ayrıca, bu yöntemle sünnet edilen kÿadınların her doğum sonrasında yeniden sünnet edilmesi gerekmektedir. Doğumu kolaylaştırmak için doğum esnasında sünnet bölgesi yarılan kadınlar doğumdan hemen sonra yeniden dikilmektedir. Böylece kadınlar, çocuk sayıları kadar sünnet olmakta, aynı acıları defalarca aynı yoğunlukta yaşamak zorunda kalmaktadırlar. 

Sünnet yaşı bölgelere göre değişmekle beraber genelde Etiyopya ve Nijerya’da kız bebek 8 günlük iken, Mısırda 3-8, Sudan’da 5-8, Somali’de 4-10 ve diğer pek çok ülkede 13-15 yaşları arasında kız çocukları sünnet edilmektedir. Sünnet, genelde genital bölge uyuşturulmadan ve bıçak, traş bıçağı, keskin cam parçaları, keskin teneke kenarı kullanılarak yapılır. Yaranın tutturulmasında akasya ağacı dikenleri, kemik çiviler, iğne, hayvan kıllarından elde edilen iplikler, deri iplikler kullanılır. Daha sonra kız çocuğu ayağa kaldırılarak bacakları dizden kalçaya kadar bitişik olarak sıkıca sarılır ve sünnetlinin birkaç hafta hareket etmeden yatması, idrarını ve dışkısını yattığı yerde yapması sağlanır. Sünnetçi dışında, kız çocuğunun etrafına toplanan kadınlardan bazıları kız çocuğunun kollarını, bacaklarını sıkıca tutar, bazıları kıpırdamaması için omuzlarından bastırır. Dilini yutmasını veya ısırmasını engellemek için kızın ağzına bir bez veya sopa yerleştirilir; diğer kadınlar tarafından da çığlıkları bastırmak için def çalınıp yüksek sesle şarkılar söylenir ve bipÿyandan da iyi dilekler iletilir.


Sünnet: Kadınlığın göstergesi   

Kadınların her türlü geleneği kuşaklara aktarmada en iyi ‘taşıyıcı’ oldukları bilinen bir gerçek. Yaşadıkları acıları kendi çocuklarına da “gelenek” adına yaşatmak isteyen kadınlar, sünneti özellikle 7 yaş üzeri ve ergenlik çağındaki kız çocuklarına, bir şölen gibi sunarlar. Kadın sünneti, büyümenin ve kadınlığa atılan adımın gereği olarak tanıtılır. Hediyeler, elbiseler, eğlenceler vaad edilir. “Az” çığlık atan kızlar herkesin beğenisini ve takdirini alırken, çok çığlık atan kızlar hem acıları hem de utançlarıyla başbaşa bırakılır ama sonuçta sünnetli kızların genel olarak çevrelerinde statüleri yükselir, evlenmeleri garanti altına alınır ve maalesef hayatları boyunca sürecek sağlık sorunlarıda böylece başlar.

Kadın sünnetinin sağlık açısından, bilinen pek çok sakıncası vardır. Kız çocukları ve kadınlar uyuşturulmadan ve birçok işte kullanılan, steril olmayan araçlar ile yapılan müdahalenin hemen ardından kan kaybına bağlı şok, kansızlık, kan zehirlenmesi, enfeksiyonlar, idrar yaparken yaranın yanması sebebiyle idrar tutma ve bunun yarattığı sorunlar, tetanos, HIV/AIDS bulaşması gibi sorunlar yaşamaktadır. Ayrıca sünnet, kadınlarda idrar yapma zorluğu, idrar kaçırma, sık tekrarlayan idrar yolları iltihabı, kronik vaginal enfeksiyonlar, kistler, fistüller, cinsiyet organı çevresinde aşırı duyarlılık veya tümüyle his kaybı, mens sorunlarına yol açmaktadır. Hamilelik ve doğum sırasında kadının ve bebeğin hayatını tehlikeye atan zorluklar, bağırsaklarda ve idrar torbasında yaralanmalar; doğumlar nedeniyle defalarca sünnet olma durumda kalan kadınlarda kansızlık, depresyon, endişe, kabus gibi ömür boyu süren fiziksel ve ruhsal sorunlara sebep olmaktadır. 


Kadın sünnetine karşı 
Kadın sünneti konusunda bilgi ve bilinçlenmenin artışı, esas olarak Afrikalı kadınların 1950’li yıllardan itibaren her platformda verdikleri zorlu mücadelenin sonucunda olmuştur. Batılı kolonicilerin sadece Afrika’nın yeraltı ve yer üstü zenginliklerine ilgi duyması, oradaki insanların sadece fiziksel güçleriyle ilgilenmesi, onları köleleştirmesi ve diğer sorunlarına kulak tıkaması ÿnunun gün ışığına çıkışını geciktirmiştir. Bazı misyoner grupların bu sorunu antropolojik boyutlarıyla incelemesi, batının sünnete folklorik bir olgu olarak yaklaşmasına ve sorunu gözardı etmesine yol açmıştır.   


1950 yılında, Afrikalı delegelerin Birleşmiş Milletler’in (BM) hemen her toplantısında konuyu kararlılıkla gündeme taşıma çabaları sonucunda BM, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) konuya eğilmesini istemiştir. Ancak, 1959 yılında WHO, konunun organizasyonunun yeteneği (!) dışında olduğunu söyleyerek bu konuda çalışma yapmayı reddetmiştir. 1960 yılında, BM Adis Ababa konferansında konu yeniden Afrikalı katılımcılar tarafından dile getirilmiş ve bu geleneğin yol açtığı acılar ve sakıncalar anlatılmıştır. Toplantıda, Dünya Sağlık Örgütü’nün konuya eğilmesi ve bu geleneğin yol açtığı sağlık sorunlarını araştırması istenmiş ama bu talep cevapsız kalmıştır. Kadın sünneti sorunu ne Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği “1975 - Uluslararası Kadın Yılı”nda ne de Meksiko City’deki Kadın Konferansı’nda ele alınmamıştır. Sadece konferansın sonuç bildirgesinde, kadınların dışlanması maddesinde sünnetten söz edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, 1975 yılından sonra kadın sünnetini incelemeye almış; 1980’den sonra göçler nedeniyle Avrupanın bu sorunla yüzyüze kalması nedeniyle çalışmalar hızlanmış ve gerek sünnet uygulamalarının olduğu ülkelerde gerekse sünnetin göç nedeniyle taşındığı ülkelerde sünnete karşı mücadelede bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. 


2000’li yılların başında Fransa’da, Malili bir genç kızın kendini zorla sünnet ettiren ailesini ve sünnetçi kadını polise ihbar etmesi ve kendini bu şiddete karşı korumayan Fransa devletini mahkemeye vermesi üzerine açılan dava tüm Avrupa ülkelerine örnek bir dava olmuştur. Genç kızın kendi toplumundan dışlanmasına rağmen davayı sonuna kadar sürdürmesiyle, en az 48 kızı daha sünnet ettiği saptanan sünnetçiye 8 yıl, anneye 2 yıl hapis cezası verilmiştir. Fransa devleti sosyal hizmetler yasalarını gözden geçirerek “sünnet” tehditi altında bulunan göçmen gruplarına yönelik çalışmalarını hızlandırmıştır. Bu arada eski Fransız kolonisi olan Mali’de de kadın sünnetini yok etmek için, Fransa hükümetinin doğrudan mali yardım, malzeme ve eleman yardımı yapmasıyla bir çalışma başlatılmıştır. 1997-2008 yılları kapsayan 2 aşamalı bu çalışmaların ilk bölümünde sünnete karşı köy köy gezilen bir kampanya sürdürülmüş, bu kampanya TV ve radyolar ile desteklenmiş, her türlü kültür faaliyetinde kadın sünneti konusuna yer verilmiştir. % 98’lerde olan kadın sünneti oranının bu kampanya sayesinde şimdiden çok daha aşağı seviyelere indirilebildiği tahmin edilmektedir. Afrika ülkelerinin bir çoğunda henüz çok etkili olmasa da yeni yasal düzenlemeler yapılmıştır.
Binlerce yıllık geleneklerin sadece yasal düzenlenmelerle ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı; aksine, yalnızca yasal zorlamalarla verilen mücadelenin bu geleneklerin yeraltına inmesini ve bazı güçlerce bir şekilde yaşatılacağını tahmin etmek hiç de güç değil. Yine de, gelişmiş ülkelerin yeni yasalar ile kendi ülkelerinde kadın sünnetini yasa dışı ilan etmesi, sünneti bizzat yapan kişinin ve yaptıran ailenin cezalandırılacağının duyurulması ve hemen her uluslararası toplantıda kadın sünneti konusunun gündeme getirilmesinin mücadele için olumlu olduğunu söylemek mümkün. Ancak, Afrika’da yaşanan savaşlar, zorunlu göçler, açlık, susuzluk ve iç çatışmalar bu sorunun gündemde önemli şekilde yer almasını engellemektedir. Öte yandanzengin batılı ülkelerin para musluklarını kısmaları, koca bir kıtanın hastalıkların ve açlığın pençesinde kıvranmasını seyretmeleri, sadece doğal zenginliklerini çalabilecekleri Afrika ülkelerine ilgi göstermeleri kadın sünnetine karşı verilen mücadelenin etkisini maalesef olumsuz yönde etkilemektedir.

Ataerkil düzene dayalı bir gelenek  
Erkeğin kendi neslinin devamını sağlamak amacıyla, hayatının en önemli yatırımını yaparak “sahip olduğu” kadınların ve doğacak kız çocuklarının cinselliklerini kontrol altına alma hakkını kendinde görmesi temelinde yükselen binlerce yıllık kadın sünneti geleneği, özünde kadının erkeğin hakimiyeti altında ve ikincil görülmesinden doğan ve yaşatılan ataerkil düzene dayalı bir gelenek.
“Kadın sünneti” ni sürdürmek isteyen güçlerin kullandığı gerekçeler arasında; kadın cinsel organlarının sünnetten sonra temiz ve görünüşünün düzgün olması, daha kolay temiz tutulabilmesi, kadınlığa adımın sembolü sayılması ve kadının kadınlığını öne çıkarması, kadının kadınlar arasında kabul görmesini ve değer kazanmasını sağlaması, kadının evlilik şansının artırması, dine bağlılığının göstergesi olması, bekaretin korunması, erkeklere daha fazla zevk vermesi, kadınları çıldırmaktan koruduğuna inanılması gibi gerekçeler sayılabilir. Bazı toplumlarda sünnetsiz kadınların orgazmının erkek spermlerini öldürdüğüne ve erkeğin kısırlığına sebep olduğuna, sünnetli kadınların doğurganlığının arttığına, bazı toplumlarda ise klitorisin erkek organından kalma bir parça olduğuna, kesilmezse büyümeye devam ederek sarkacağına ve gerçek kadın olabilmek işin bu parçanın kesilmesi gerektiğine inanılır. Sünnetsiz kadınların yaşadıkları gruplardan dışlandıkları, evlenemedikleri, pis ve “fahişe” gibi görüldükleri de yaşanan gerçekler. Üstelik sünnet geleneği olmayan kabilelere mensup kadınların sünnet geleneği olan kabilelere gelin gitmeleri durumunda yetişkin yaşlarda dahi olsalar sünnet olmak zorunda kalmaları da, örneğin Kenya’da yaşanan bir gerçek. Somali’nin de aralarında olduğu bazı ülkelerde ise evlilik sözleşmesi yapılmadan önce damadın ailesi kadının sünnetli organını inceleme ve “başlık” bedelini sünnetten kalan açıklığa göre belirleme hakkına sahip olması da kadınların yaşamak zorunda kaldığı gerçeklerden biri.

Sosyal antropologların tesbitlerine göre açıklığın küçük olması kadınların bedelini arttırıyor. Kadına karşı bu acımasız saldırıyı sürdüren ve esas olarak kızların cinselliğini baskı altına almak, bekaretini korumak ve cinsel arzularını öldürmek amacıyla bu uygulamayı yapan bazı çağdışı güçlerin, şimdilerde Afrika ülkelerinde hüküm süren ve kültür emperyalizminin yol açtığı yozlaşmaya sözde karşı çıkmaları, kadınlar üzerindeki kontrollerini vahşice artırmaları, kızların yozlaşmasını engellemek için sünnet geleneğini kendilerine kalkan olarak kullanmaları, ve binlerce yıllık işkenceyi sahte bir anti-emperyalist kisve altında sürdürmek istemeleri de sorunun bir başka acı yanı. (TU,UY)
Stockholm, 16 haziran  2005    

 Dandikçi'den yorum: Buraya kadın sünneti, klitoris sünnetide diyebilirsiniz bazı konuları topladım. Bize göre çok yanlış olan bu uygulama, o topluluklar için çok önemli, mutlaka kendilerine göre izah edebilecekleri bir nedeni vardır. Ancak bütün yazılarda ne sünnet edenlerin fikirleri nede sünnet ettirenlerin fikirleri var. Yani tek taraflı yazılmış. Tekrar söylüyorum bize göre yanlış en azından bana göre yanlış, ancak tek taraflı yazılar kaynakları da hep batı, oysa bu coğrafya bize ne kadar yakın değilmi?
Batı kaynaklı bir yazıda üstte, erkeğin kendi neslinin devamını sağlamasından, ataerkil yapıdan bahsedilmekte açıkçası anlam veremedim. Kadın sünnetiyle neslin ne alakası var. Oysa benim bildiğim kadarıyla Arabistanda sorduğum, mısırlı birisi bana kadınların, kızların neden sünnet edildiği konusunu şöyle açıklamıştı; " Sünnet edilen kadınların yaşadıkları ülkeler çok sıcak iklime sahip, buralarda çocuklar daha çabuk gelişmekte cinsel çağlarına daha çabuk gelmekte. özellikle kızların sünnet edilmesindeki maksat iklim koşulları ve gelişim sürecindeki etkilerden dolayı daha çabuk azmamaları için sünnet edilmekte. Kadın cinsel organını uyaran klitorisin sünnet edilmesi tahrik olmayı, zevk almayı engellemekte. Kadınlar azmasın diye sünnet edilmekte konunun özü bu, onlara göre normal birşey tabi bize görede yanlış.



KADIN SÜNNETİ, KIZLARIN SÜNNET EDİLMESİYLE İLGİLİ BAZI VİDEOLAR












XXXX


 










Etiketler: Female Circumcision - FGM Female Genital Mutilation - female circumcision ختان الاناث - женское обрезание - circuncisão feminina -  - besnijdenis - babae pagtutuli - lexcision - κλειτοριδεκτομή - הנקבה מולה - sunat perempuan - circoncisione femminile -  - la circuncisión femenina - หญิง circumcision - kadın sünnet - жіноче обрізання For More read at World-female genital mutilation vajina sünneti, kadın sünneti, kızların sünnet edilmesi, klitoris sünneti, niye kadınlar sünnet ediliyor, kızlar neden sünnet edilmekte

 

22 yorum:

  1. kadının cinsellikten aldığı zevki en aza indirmek için icat edilmiş din etkisindeki aptal törelerden biri..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sünnetin olduğu ülkeler sıcak iklime sahip insanlar çabuk ergenliğe giriyor ve kadının cinselliğinden zevk almasını aza indirmek için yapılmakta. Bunun dinle alakası yok aslında, Türk topluluklarında böyle bişey yok dinle ilgili olsaydı türklerdede olurdu. 8-|

      Sil
    2. "ailesi kadının sünnetli organını inceleme ve “başlık” bedelini sünnetten kalan açıklığa göre belirleme hakkına sahip" BÖYLE BİRŞEY DİNDE OLABİLİRMİ?? DİNİ BİR OLAYA ÇEVİRMİŞ OLABİLİRLER MALUM İNSANLAR İŞİNE GELENİ GELDİĞİ GİBİ YAPMAKTA

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Benimde kaltı ama ne yapalımki buda acı bir gerçek :Q

      Sil
  3. İĞRENÇ BİŞE BU YA BÖYLE BİR VAHŞET DİYE OLUR ANCAK

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. [-( bize göre vahşet onlara göre değil, herşeyin bir nedeni var bir sebebi var nedenleri sebepleri yazının içinde mevcut. Erkeklerin sünnet edilmesini anlıyorum sağlık açısından ancak kadının sünneti bence hiç hoş değil

      Sil
  4. I'd like to find out more? I'ԁ want
    to find out more details.

    Alsо viѕit my site: Anket Doldur Para Kazan Izle
    Here is my webpage :: anket doldur para kazan beat

    YanıtlaSil
  5. It's remarkable to pay a quick visit this web page and reading the views of all colleagues concerning this post, while I am also eager of getting knowledge.
    Review my weblog - horse betting tips

    YanıtlaSil
  6. Great blog here! Аdditiоnally yοur web sіte a lot up
    very faѕt! What web host are you using? Can I get your associate hypeгlink to
    your host? I wish my ѕitе loadеd up as quickly as
    уourѕ lol

    Stop bу my web page ... bloons game
    Feel free to surf my page - game night

    YanıtlaSil
  7. Excеllent article. І ωill be facіng mаny οf theѕe iѕѕuеs
    aѕ ωеll..

    Visit my site: game night
    Feel free to visit my site : flash video

    YanıtlaSil
  8. Hello, this weekend is good for me, as this occasion i am reading this wonderful educational article here at my house.
    My blog - http://lyrebird.360bookmarks.com/user/profile/raymondsc/

    YanıtlaSil
  9. Fоr most up-to-date news you haνе to visіt world-wіde-web and
    on internet I found thiѕ site aѕ a bеst
    web ѕitе for lateѕt uρdates.

    My blog; SEOPressor

    YanıtlaSil
  10. içim kalktı az kalır bunun yanında tam bir vahşet bu hiç bir dine ahlaka sığmaz nası insanlar bunlar bunlara insan bile denilemez, bi kere anne buna nası izin verebiliyo ki resmen canlı canlı pis aletlerle kesiyolar böyle inancın ben .... yaparım kardeşim bu ne yaa gidin abdest alın namaz kıln kuran okuyun allaha dua edin sizin saçmaklarınızı daha çocuk yaştaki kızlara yaşatmayın. asıl suç bu uygulamayaı engellemek için kanun çıkarmayanlarda ya o kadar sinirlendim ki şuan o ailelerden birisi olsa karşımda parçalarım inanın ki keşke okumasaydım bu yazıyı

    YanıtlaSil
  11. Sonuçları itibarıyla iki çeşit kadın sünneti var. biri kadını cinsellikten aldığı zevki azaltmak, diğeri tam tersi olup kadının seksten aldığı zevki artırmak için yapılır. aşağıdaki blogda kadın sünneti hakkında detaylı bilgi var. nereyi kesiyorlar, kaç çeşit, islamda var mı, faydalı mı zararlı mı gibi soruların cevapları var. resimleri var. http://kadinsunneti.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  12. Sonuçları itibarıyla iki çeşit kadın sünneti var. biri kadını cinsellikten aldığı zevki azaltmak, diğeri tam tersi olup kadının seksten aldığı zevki artırmak için yapılır. aşağıdaki blogda kadın sünneti hakkında detaylı bilgi var. nereyi kesiyorlar, kaç çeşit, islamda var mı, faydalı mı zararlı mı gibi soruların cevapları var. resimleri var. http://kadinsunneti.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadının seksten aldığı zevki arttırmak için TAM TERSİ azaltmak için yapılmakta. Yanlış yazmışsın ... (b)

      Sil
    2. tekrar yazıyorum, sen eksik okumuşsun yazdığımı: 2 (iki) çeşit kadın sünneti vardır. 1ci çeşit kadın sünnetinde klitoris kesilir. bu kadının cinsellikten aldığı zevki azaltır. 2ci çeşit kadın sünnetinde klitoris kesilmez, yalnız klitorisi örten deri kesilir. bunun amacı kadının cinsellikten aldığı zevki artırmaktır. anlamadıysan yeniden yazabilirim. daha detaylı bilgi i için buraya bakınız. http://kadinsunneti.blogspot.com/

      Sil
    3. Ben iyi anladım bu konu hakkında epey okudum ancak senin bir yanlışın var çünkü istisnalar kaideyi bozmaz misali, klitorisi kaplayan deri sünnete girmez nedeni, bütün kadınlar için geçerli değildir milyonda bir ihtimal senin dediğin, estetik konusuna girer, sağlık açısından sorun yoktur, ayrıca estetik operasyonla dış dudakları kestirenler var yine bu blogta okumuş videosunu izlemiştim. Erkek penisindeki sünnetteki amaç kadın için geçerli değil. Sıcak iklimlerdeki kadınlara yapılmakta tek amacıda CİNSELLİKTEN SOĞUTMA, iklimsel olarak çabuk ergenleşmekte olduklarından erkekleri arzulamasınlar diye tek amaç bu. İyi okursan bu sayfanın sonunda bundan bahsedilmekte. Sence yanlışmı? @-)

      Sil
    4. kadınların cinsellikten zevk almamaları için yapılan uygulama tabii ki kabul edilemez, yasaklanmalıdır. Ama dünyanın heryerinde kadın sünneti adı altında yapılan uygulamalarda klitorisi kesmiyorlar onu anlatmaya çalışıyorum. Üst deriyi alıyorlar, bu ise kadının cinsellikten aldığı zevki artırmaya yarıyor. Ayrıca Batı kaynaklı web sitelerinde tüm dünyada klitorisin kesildiğini iddia ediyorlar. klitorisin kesilmesi yalnızca Afrika kıtasında var, mesela Endonezya, malezya gibi ülkelerde yok.Kuzey Irak ta da nasıl bir uygulama olduğu bilinmiyor. Batı kaynaklı web siteleri olaya sadece yüzeysel yaklaşıyorlar. bu duruma dikkat çekmek istiyorum.

      Sil

KÜFÜR HAKARET İÇEREN YORUMLAR SİLİNECEKTİR

 
Back to top!